Dil Seçenekleri
Hızlı Linkler
MENÜ
256bit
100% Güvenli Alışveriş
Kuruluş Yılı: 1980
Çalışan Sayısı: 50-100 Kişi
Telefon: 0212 624 34 34
Anestezi

Anestezi

NARKOZ & ANESTEZİ
Ameliyat olması gereken hastanın mevcut hastalığına ilave bir korkudur. Bir çok hasta ertelenebilir ameliyatlarını bu nedenle geciktirir. Gerçekten bu kadar korku duyulması gereken bir olgumudur? Bilgilenin ve buna siz karar verin. Narkoz Almanca kökenli bir kelimedir. Halk arasında genel anestezi anlamında kullanılır. Kelime anlamı anestezi ile eş anlamlı gibi görülse de tam bilinç kaybı olmadan duyarlılığın ileri derecede kalkması ile oluşan belirgin uyuşma hali anlamına gelir. Anestezi ise; ilk kez Yunanlılar tarafından kullanılan bir terimdir, duyarsızlık, hissizlik duyuların geçici olarak kalkması anlamına gelmektedir. Eski yıllarda nasıl ki cerrahlık berberler tarafından yapılıyordu, bundan otuz- kırk yıl öncesine kadar narkoz uygulaması da hastanelerde çalışan "narkozcu" diye adlandırılan eğitimsiz müstahdemler tarafından yapılıyordu. O yıllarda hastanın ağzını ve burnunu örtecek şekilde bir parça pamuk örtülüyor, üzerine anestetik madde (eter/ kloroform) damlatılarak narkoz uygulanıyordu. Bu şartlarda çok sınırlı ameliyatlar yapılabiliyor ve narkoz nedeni ile ölümler sık görülüyordu. 1950'li yılların başlarından itibaren anestezi biliminde, Dünyadaki gelişmelere paralel olarak, ülkemizde de oldukça ilerlemeler sağlandı. Türkiye'de 1850'li yıllardan itibaren gelişimi başlayan anestezi uygulamaları, 1950'li yıllardan sonra tıpta uzmanlık dalı haline getirdi ve bu uygulamanın yalnızca bu işle ilgili uzman hekimler tarafından yapılması yasal olarak düzenlendi. Ülkemizde uzmanlık dalındaki bu eğitim, altı yıllık tıp fakültesini bitirmiş doktorlar arasından, sınavla uzmanlık eğitimi yapmaya hak kazananlara, tıp fakülteleriyle, bakanlık eğitim hastanelerinde, en az dört yıllık bir eğitim yaptırılarak "Anesteziyoloji ve Reanimasyon dalında Uzman Doktor" belgesi verilmektedir. Not: Anestezi uzmanları, eski doktor olmayan eğitimsiz narkozcu denen müstahdemleri çağrıştırdığı için, kendilerine narkozcu denmesini tercih etmezler. Bunun yerine "Anestezi Uzmanı" veya "Anestezi Doktoru" denmesini arzu ederler. Anestezinin gelişmesi ile hasta cerrahi girişimin bütün zararlı etkilerinden korunduğu gibi, cerrah da uzun ve ayrıntılı ameliyatlar yapma imkanına kavuşmuştur. YAN ETKİLER Anestezi uygulaması sonrası; baş dönmesi, yorgunluk, bulantı ve kusma, baş ağrısı, üşüme-titreme görülmesi doğaldır. Bunlar istenmeyen yan etkiler olup genelde geçici şikayetlerdir.

ANESTEZİ RİSKİ
Tüm anestezi ve cerrahi girişimlerin bazı riskler içerdiği kabul edilir. Bu risklerin boyutu: " cerrahinin tipine, " hastanın sağlık durumuna , " anestezi ve ameliyathanelerin teknik donanımı " bağlı olarak değişir. Hasta ne kadar sağlıklı, cerrahi işlem yaşamsal organları ne kadar az etkiliyor olacak ise, anestezi ve cerrahi riski o kadar azdır. Ameliyat kararı verilen hasta, mümkünse hastaneye yatmadan veya yattığı anda anestezi uzmanı tarafından muayene edilmelidir.
Muayene sırasında anestezi uzmanı tarafından hastanın özellikle yaşamsal işlevleri kontrol edilir. Kendisine tıbbı geçmişi île ilgili sorular sorulur, bazı laboratuar incelemeleri yaptırılır. Şikayetleri ve eski hastalıkları göz önüne alınarak solunum hastalıkları, kalp hastalıkları vb.. tıp dalları ile konsültasyonlar yapılır. Kullandığı ilaçlar, alışkanlıkları (sigara, alkol, uyuşturucu) ve alerjik olabilecek maddeler belirlenir ve böylece hastanın tıbbi durumu ve özellikleri ortaya koyulur.
Bu işlemden sonra anestezi uzmanı ameliyatı yapacak cerrah ile konuşur, ameliyata ait özellikleri de tespit edip, ameliyatın tüm safhaları ile ilgili planını yapar. Genelde bu safhada ameliyat ve anesteziye bağlı risk de belirlenmiş olur. Bir hastanın anestezi alıp alamayacağı sorusu ile sık karşılaşılmaktadır. Bunun belirlenmesinde kesin kurallar yoktur. Hayati bir cerrahi girişim söz konusu ise sorun hastanın anestezi alıp alamayacağı değil, anestezinin en iyi şekilde nasıl ve ne türde uygulanacağı konusudur. Risk belirlenirken hastanın özellikleri dışında; gerek anestezi gerekse cerrahi ekibin deneyimi, araç-gereç-ilaç olanakları, cerrahi girişimin aciliyeti ve niteliği birlikte rol oynamaktadır. Ve bu risk anestezi uzmanınca belirlenir. Diğer tıp bilimleri (dahiliye, kardiyoloji, nöroloji, çocuk v.s.) ise hastanın dahili bir sorununun varlığını, varsa tedavisi konusunda anesteziye yol gösterici yardımı olması açısından önemlidir. Gelişen ilaç sanayi ve teknolojik yenilikler sayesinde son 25 yıl içinde "sadece anesteziye atfedilebilecek" ölüm olayları dramatik bir şekilde düşmüş olup , günümüzde ortalama İki yüz bin ameliyatta bir seviyelerinde olduğu kabul edilmektedir. ANESTEZİ ÖNCESİ ALERJİ TESTİ Alerji testi rutin olarak yapılmaz. Anestezi uygulaması esnasında değişik amaçlı bazen sayısı 10'u bulan çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlara ayrı ayrı testler yapmak hem pratik hem de gerekli değildir. Bunun yerine hastanın ameliyat öncesi öyküsündeki eski ameliyatlardan veya tedavilerden edindiği deneyimler neticesinde bilinen bir ilaca karşı alerji tarif ediyorsa, mümkün olduğu kadar o ilaç ve türevleri kullanılmamaya özen gösterilir.

AMELİYAT ÖNCESİ HASTANIN YAPMASI GEREKENLER
Ameliyat kararı verilip ameliyat gününüz karalaştırıldığında, operatör doktorunuz ameliyat ve anestezi riskleriniz açısından mevcut diğer rahatsızlıklarınızı, kullandığınız ilaçları, varsa alışkanlıklarınızı sorgulayacaktır. Bu sorulara eksiksiz ve doğu cevaplar vermeliyiz. Aynı şekilde anestezi doktoru ile görüştüğünüzde aynı sorularla karşılaşacaksınız. Bazı ilaçların ameliyattan belli süre önce kesilmesi gerekir. Bazı ilaçların da ameliyat sabahına kadar kullanılması zorunludur. Bu ilaçların ne olduğunu hatasız öğrenmeli, doktorunuzun bu konuda sizi bilgilendirmesini talep etmelisiniz. Ameliyat öncesi veya önceki akşamı mümkünse duş yapmak, erkeklerin tıraş olması, vücuttaki müsait tüylerin temizlenmesi ameliyat sonrası oluşabilecek enfeksiyon ihtimaline karşı alınacak önlemlere katkı sağlayacaktır. Anesteziden en az sekiz saat öncesine kadar oruç gibi olmamız gerekmektedir. Çocuklarda altı saat, bebeklerde üç-dört saate kadar açlık süresi kısaltılabilir. Acil ameliyatlarda hastanın acıkması beklenemez gerekli önlemler alınarak anestezi uygulanır. Dr. Nizamettin Çağlar Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı

 

Resimler
Videolar